Cumhuriyet Türkiye’sinde dinî hayat, son yüz yılda yoğun tartışmaların, kırılmaların ve yeniden yön bulma çabalarının şekillendirdiği çok katmanlı bir tecrübe olarak karşımıza çıkar. Osmanlı’dan devralınan dinî hafıza, Cumhuriyet’in laiklik eksenli siyasal ve kurumsal düzenlemeleriyle yeniden tanımlanmış; bu süreçte din, kimi zaman kamusal alandan dışlanmış, kimi zaman farklı biçimlerde görünürlük kazanmıştır. Ortaya çıkan tablo, tek yönlü bir gerileme ya da ilerleme anlatısından ziyade, sürekli ...