1927 yazında Amerika’da borsa yükselişteydi, günün sadece dört saati çalışan ve geri kalan zamanını çoğunlukla uyuyarak geçiren bir başkan vardı, Mississippi Nehri’nde yıkıcı bir sel meydana gelmişti, sansasyonel bir cinayet davası yaşanmıştı ve Charles Lindbergh adında bilinmeyen bir havacı dünyanın en ünlü adamı olmuştu.
O yaz, sesli filmlerin doğuşuna, televizyonun icadına, Al Capone’un terör saltanatının zirvesine, Michigan’daki bir okulun bombalanmasına, yaşlı beyzbol oyuncusu B ...