Aşk, Beyza için beyaz bir kış masalıydı. Canını yakan, yandıkça yeniden, yeni güne uyanan. Yasaklı olmanın heyecanı, dar vakitlere sığdırılan dokunuşlar, firari bakışmalar onun en büyük esareti oldu. Beyza, kendi hikâyesinin prensesi olmaya çabalarken vaktin dolduğunu fark ettiğinde, belki de çok geç kalmıştı. Çünkü aşk, tam bir kör etme ustasıydı.
Ece içinse aldatış, bir anda değil; yavaş yavaş başladı. Bazen bir bakışta, çok sesli bir sessizlikte, eksilen bir şeylerde…
Sevdiği adamın ...