Kasabamızdan geçen kara trenle sık sık Filibe’ye gitmeye başlamıştık. Benim Filibe merakım yoktu ama kara trenin buharını, dumanını, raylarda çıkardığı sesi ve camdan bakarken tersine akıp giden ağaçları görmek çok hoşuma giderdi. Kriçim Garı’na yaklaşan tren toz duman içinde gelir, adeta göz gözü görmezdi. Ama bacasındaki duman her zaman bembeyazdı. Onu beklerken çocuk halimle hep merak ederdim: Kara kömürle yanan bu trenden nasıl beyaz dumanlar çıkar diye…. Yine de kesif kömür kokusu bana çok ...