Ahlâktan beslenen adalet kavramının merkezini teşkil eden ‘âdil olma’ hali, yaşanılan ortamlarda her ikisinin aktifleşmesini bekleyen Cenâb-ı Hak’kın kulundan istediği en belirgin hareket konumundadır. Üstelik adalet, teoloji denilen ilmin en belirgin beklentisi durumundadır. Zira [te+oloji] şeklinde gündemde olan Tanrıbilim ya da İlahiyat sahası, bunun farkında olabilecek yetenekte olan insandan beklediği zorunlu adım bandına da denk gelmektedir.