Saat, altıyı geçmişe hapsetmiş ağır ağır yediye yol alıyordu. Büyük bir insan seli kaldırımları doldurdu yine, sabahkinden bir farkı yoktu bu kalabalığın da. Öylece geçip gidiyorlardı büfesinin önünden. Dayanamadı, öfkeli bir hâlde çıktı, insan selinin ters istikametini takip etti. Bunca insan nereden dönüyordu?
İnsanın hayattaki yolculuğu, nereden gelip nereye gittiği, yolda şahit oldukları yahut olamadıkları; yaşarken ölenler ve kaçınılmaz son olan ölümü gerçekten tadan ...