Gerçek artık “olan biten” değildir; anlatılan, seçilen, çerçevelenen ve tekrar edilen bir şeye dönüşmüştür. Bir bombanın düşüşünü değil, o düşüşün hangi kelimelerle “anlam” kazanacağını izleriz: güvenlik, istikrar, insani müdahale, demokrasi, kurallar düzeni... Savaşın dili, savaşın kendisini örter.
Bu kitap, ABD dış politikasını “iyi niyet” efsanelerinin parıltısından çıkarıp tarihin soğuk kaydına götürüyor. 11 Eylül’den Afganistan’a, Irak’ın işgalinden “teröre karşı savaş”a; küresel Güney ...