Ben edebiyatta tesiratın falan veya filan şahsiyete göre mahsur
mahsuriyet ve mahdudiyetine kani değilim. Ben, hareket-i edebiyeyi
menbalarından çıktıktan sonra uzun bir güzergahı takip eden, kim bilir nasıl
bir ummana dökülmek üzere muhtelif sahharı ve bevadiyi takip eden,
muhtelif dağlardan sızıp gelmiş türlü dereciklerin, ırmakçıkların sularını yuta
yuta gittikçe daha ziyade kabararak, gittikçe vüsat ve haşmet iktisap ederek
bulanık sularla, bazen saf ve berrak m ...