“Bende düş, ölüm, özlem, sevda hep iç içedir. Ne yalnızlıklardan kaçabiliyorum ne de kalabalıklara karışabiliyorum. Benimki ölümüne bir teklik. Tek tabanca, tek yürek! Belki de tek atımlık bir barutum var. Onu da senin için atmaya hazırım. Sadece yalnızlığa yüzüm yok. Yalnızlıkla birlikte göçmen duygularımın baskınına uğrarım hep. O beyaz saçaklı çadırın kah bulutlarda kah sivri bir dağın zirvesinde kurulur. Alıp başımı giderim. Gitmekten çok ormanların derinliklerinde ağaçların bağrına iltica e ...