Ninnimi yitirmiştim. Masalım, hikâyem yoktu, oyunum şenliğim, dilim dilbazım yoktu artık. Örfümü anânemi, kültürümü, türkümü yitirmiştim, ağıtım anadilimden firar etmişti. Ah, duvar diplerinde uğrun uğrun ağlayan çocukluğum! Beni sımsıcak saranım, kara toprak sarıyor şimdi seni. Çok arkadaşlarım, dostlarım oldu, çok sevenlerim, çok da sevdiklerim... Uğruna ölümüne savaştığım değerlerim, ideallerim ama hiç kimse ve hiçbir şey senin yerini tutmadı, tutamadı. Anladım ki; toprak sensin, memleket sen ...