Schreiner bu otobiyografik romanında altmışlı yaşlarından, kendi deyişiyle “yaşamının yedinci onyılından” geriye, yedinci yılına doğru bakıyor. Avluda oynanan oyunlar, akrabalar, akranlar, düşsel bir köpek, ilk kez işitilen sözcüklerin uyandırdığı merak ve dehşet… Babaların annelerin de “babası” olduğu o dünyaya savaş ilan etmiş, bir çocukla, bir ’68 kuşağı çocuğuyla yazarın karşılaşması. Yer yer güldüren, korkusuz, sansürsüz, içten bir yüzleşme.
Aslında benim, altmış altı yaşında, do ...