Bademlerin bazıları çiçeklerini çoktan dökmüş ve çağlaya durmuştu ki yenecek duruma gelmişti. Oysa bizim yaşadığımız şehirde daha çiçekti ağaçlar gelin gibi süslüydüler. Satıcı çocuktan aldığımız çağlalar tıpkı onun gözleri kadar pırıl pırıl ve canlı duruyorlardı. Bu çağlalar koparılmamış olsaydı yaz aylarında sertleşip bademlere dönüşeceklerdi. Ayten'in gözlerinin içi gibi olacaktı. Akşamın geceye doğru ilerlediği saatlerde artık geri dönmenin olanaksızlığını da düşünerek kendimize kal
...