Osmanlı modernleşmesi çoğu zaman uzlaşmaların tarihi olarak anlatılır.
Doğu ile Batı, din ile bilim, gelenek ile ilerleme arasında kurulan dengeler, düşünce tarihinin ana ekseni olarak sunulur. Ancak bu anlatının dışında kalan, uzlaşmayı reddeden ve düşünceyi sertliği içinde savunan figürler de vardır. Baha Tevfik, bu figürlerden biridir.
Onun materyalizmi yalnızca metafiziğe karşı bir tavır değildir; uzlaştırıcı düşünce rejimlerine karşı alınmış epistemolojik bir karardı ...