Sabah olmuştu. Günün ilk ışıklarıyla beraber ölüm sessizliği içindeki koğuş, sessizliğini bozmuş ve yerini içinde bulundukları duruma isyan eden insanların seslerine bırakmıştı. Bir yandan demir parmaklıklı kapıların açılışı, diğer yandan her gün aynı eziyeti çekmekten yorulmuş insanların mırıldanışları, Yiğit'in gece boyunca hiç uyumadan düşünüp aldığı kararları keskinleştirmişti. Gözü Halit'teydi. Kaşları hafiften çatıktı. Çok kararlı ve keskin bir ifadeyle gözlerini kırpmadan Halit'e bakıyord ...