Selin’i çocukluğundan beri tanırım: Gören, bakıp geçmeyen, incelemeyi çok seven bir çocuktu. Soru sorması, gördüğünü analiz etmesi, bir konuyu sabırla araştırması ve dansa/tiyatroya olan tutkusu en belirgin özellikleriydi. Hepsinden önemlisi yüzünün hep gülüyor olması ve her konuya pozitif bakıyor olmasıydı. Bu yüzden “gençsanat” dergimde henüz lise öğrencisi olan Selin’in yazısını yayınlarken hiç tereddüt etmedim. Cesaretine cesaret katmak istedim. Resimlerle kurduğu ilişkiyi anılarıyla birleşt ...