Bir tanık vardır; bir parkın kuytusunda durur öylece, bazen yağmur yer, zaman zaman güneşle kavrulur. Çocukların kahkahasını, yaşlıların iç çekişini, âşıkların fısıltısını, hırsızların planını, gençlerin hayalini, kalabalıkların öfkesini, çağın dönüşümünü taşır üzerinde. Ve tabii, bekler.
Bir ülkenin değişen yüzü, sokaklardan parklara taşan zaman, eski şarkılar, gençlik hevesleri, yoksulluk, umut, siyaset, korku, aşk, ölüm… Hepsi Bilek İzi’nin suskun gövdesinde birikiyor. Her gelen biraz ot ...