Kopernik, Galileo veya Newton’un felsefi ve matematiksel yenilikleri, Batı kültürünün merkezine yerleşirken
aslında dönemin siyasi, dinî ve toplumsal krizlerine yanıt veren ideolojik bir zemin işlevi de görmüştür. Bilim
monarşilerin mutlakiyetçi nizam arayışıyla, sanayicilerin yenilik idealleriyle ve tüccarların iktisadi hedefleriyle
örtüştüğü ölçüde himaye edilmiştir. Nesnel bilgi aristokrasi salonlarında, mason localarında ve ticaret erbabının
kahvehanelerinde rağbet görürk ...