Bazı felaketlerin sesi olmaz, sessizlik onların yerine konuşur. 1999 yılının o kızıl ve tozlu Ağustos
günlerinde, enkaz altından yükselen iniltilerin arasında, bir çöp kutusunun yanında tuhaf bir şekilde pırıl
pırıl parlayan bir çift rugan ayakkabı...
Yalova'nın dışındaki bir ahşap kulübede kağıt toplayarak hayata tutunmaya çalışan Mehmet, bu
ayakkabıları eline aldığında sadece bir hırsızlıkla suçlanmaz; insanlığın vicdan atlasıyla da yüzleşir. Bir iş
adamının kaçtığı ge ...