“Bu hiç adil değil! Kokuşmuş bir evde, bir kötüyle yaşayan kötürümden geriye bunlar kaldı demek? Anı kusan şu zavallı eşyalar, çöl kokusu, ağırlığı yüzünden çekip gitmeyi beceremeyen bir ruh. Ey ruh! Buradaysan üç kere boğazımı sık! Saçma! Şimdi ben delirmediysem eğer. Muhtemeldir ki delirmedim. O zaman perdenin ortasındaki şu şişkincelik, rüzgârdan mı? Aslında emindim, baktığım her şeyde Acibe ile göz göze gelmemin başka izahı yoktu. Perdedeki şişkinlik onun hörgücü. Delirmedim!”
Bir ...