“Hiç kimse, şansına inanan biri kadar şanslı değildir!” derler. Ben, hiçbir zaman şanslı olmadım. Şans, başkalarına dağıtılan bir armağandı sanki; bana hiç uğramadı. Belki de önce hak etmek gerekiyordu. Ben hep ‘az’ kalmıştım; sevgide, huzurda, aitlikte. Ve her iyi şeyin ardında gizlenen karanlığı bekledim.
Mutluluğu paylaşmadım. Çünkü paylaşmak, kaybetmekti.
Bekledim... İki gün güldüysem üçüncü gün ne zaman çökecek diye. Susturdum içimde filizlenen her sevinci, boğarcasına. Sakladım.. ...