“Soframızdaki ekmeğin tadı da uykumuzdaki lezzet de uçup gitmişti uzak diyarlara. Nefes alışımız Emir Asım'a bir adım daha yaklaşmak içindi; oysa onun kendine ait bir dünyası vardı ve o dünyaya bir türlü adım atamıza izin vermiyordu.
Allah'ım, bu dünyanın sınırları aşılmaz bir kale miydi? Yoksa hayatımız bir imkânsızın peşinde koşarken yitip gidecek miydi?
Kardeşim; yüzümüze bakmıyor, söylediğimizi anlamıyor, hiç konuşmuyordu. Bir anlığına da olsa hayal edin. En sevdiğiniz ...