Bir şehir, yalnızca sokaklarıyla değil ruhuyla da keşfedilir.
Rouen, sıradan bir gezginin anılarıyla değil, geçmişle bugünün derinliğinde şekillenen duygularla dokunmuş bir şehrin hikâyesidir. Yazarın, daha görmeden bağ kurduğu ve gönlünde özel bir yer açan bu şehir, yalnızca fiziksel bir mekân olmanın ötesine geçer; zamansız bir aşkın, tarihle iç içe geçmiş duygusal bir serüvenin sembolüdür.
Yazar, bu şehirle kurduğu içsel bağın izini sürerken hayalle gerçeği, geçmişle bugünü buluştu ...