Bir varmış, bir yokmuş… İnsanlığın en eski hikâyeleri belki de bu iki cümleyle başladı. Bir annenin ninnisinde, bir dedenin anlattığı hikâyede, uzun kış gecelerinde dilden dile aktarılan masallarda insanlığın ortak hâfızası saklandı.
Masallar; sevinçleri, korkuları, umutları ve hayat tecrübelerini nesilden nesile taşıyan kültür hazineleridir.
Uygur Türklerinin sözlü kültüründe önemli bir yere sahip olan “çöçek”ler, yani masallar, yalnızca hayal dünyasının kapılarını açmakla kalmaz; iyi ...