“Hayat derin değil sen dibine bakmaya meraklısın,” dedi kadın.
Bu cümle adamın içini oydu, hikâye de oradan sızdı zaten.
Yalnız bir adam…
Her gece aynı bar…
Bir viski bardağı, iki iç ses ve içine sığmayan bir yaşam. Derken bir kadın girer bara. Soğukla, suskunlukla, felsefi cümlelerle, kara kabanıyla. Adını söylemez, geçmişini açmaz, ipuçlarını saklar. Bu hikâyede İstanbul konuşur, martı bağırır, garsonun sırtı ağrır, virgül söz hakkı ister.
Bir bakış, bi ...