Gustave Flaubert’in ömrünün son yıllarını adadığı ve edebiyat tarihinin en sıra dışı dostluklarından birini anlatan başyapıtı Bouvard ve Pécuchet, insanın bilme arzusuna ve modern çağın sığlığına yöneltilmiş devasa bir ironidir. Paris’in boğucu yaz sıcağında, bir bulvar bankında yolları kesişen iki sıradan kâtip, aldıkları büyük bir mirasla hayallerindeki özgürlüğe kavuşur. Şehrin gürültüsünü arkalarında bırakıp yerleştikleri taşra çiftliğinde kendilerini tarımdan kimyaya, tıptan felsefeye, arke ...