Çolak, kendinden geçmişti; bayılmakla ölüm arasında gidip geliyordu. Yaşanan bu kargaşanın içinde, o savaş anında her şey birbirine karıştı: bir isyanın kıvılcımı, ilk kurşunu atma cesareti, kapanan gözlerin son nefesi… Yine de bir umut vardı; zayıf ama kırılgan bir şekilde parlayan, belirsiz bir ışık. Bir gün bu yerin, bu insanların ve bu toprakların sahibi olarak geri dönüşün simgesi olacaktı belki de. Ya da bu an, bir düş içinde kaybolup gidecekti. Zaman sabırlıydı; beklemeyi bilirdi. Vakti g ...