Nesrin, ailesinin onaylamadığı bir hayatı seçti.
Bu tercih, onun kaderini mühürleyen sessiz bir başkaldırıydı.
Şirince’nin dar sokaklarında başlayan yürüyüşü, İstanbul’da, büyük bir sanat organizasyonu
için çizdiği eserlerle bambaşka bir yöne evrildi. Her fırça darbesiyle kendine biraz daha
yaklaştı. Şehra, yalnızca eserlerinin adı değildi; Nesrin’in içinde yıllardır kapalı duran bir
kapının anahtarıydı. O kapıdan geçtiği anda, kendisi gibi kırık bir adamla karşılaştı. S ...