Çok uzun bir yolculukta sisler arasında kaybolmuş bir taşra kasabasından geçerken, kırmızı kiremitli eski kargir evlerin bacalarından yükselen, ince, uzun, kimi zaman esen rüzgarla oynaşan dumanlar burnunuza o kokuyu taşır ...
Hava yanık asma çubuğu, meşe odunu, kavak kabuğu, kömür kokar ...
Genziniz yanar ama garip bir tat alırsınız bundan ...
Kasabanın arnavut kaldırımı döşeli, iki katlı evlerin cumbalı balkonlarının üzerinize düşecekmiş gibi durduğu daracık sokaklarında oynadı ...