Doğanın kendisi düalist bir yapıda varlığını sürdürüyor. İnsanlık tarihi ise bu düalizmin bir savaşı olarak ortaya çıkıyor. Hatırladığımız bin yıllar; sömürü sisteminin farklı formlardaki halini ve bu hale karşı amansız direnişleri konu alıyor. İnsanlık tarihi işte bu savaşın tarihidir. Yoksa ideal ve kusursuz olanlar, insanlığa ait değil midir? Ütopyalar; ideali ve kusursuzluğu mu sistematize eder? Yeryüzünde bir cennetin mümkün olup olmayacağı insanlığın aklında bin yıllardır süregelen soru iş ...