Bir sabah henüz gün doğmadan kapı koçbaşıyla kırıldı. Zırhlı araçların sesi mahalleyi doldurmuştu. Uzun
namlulu silahlar, çığlıklar, “Yat! Yat!” diye bağıran sesler…Çocuklarını salonda yüzüstü yere yatırdılar. O
çamurlu postallar bu kez çocuklarının sırtındaydı. Bir polis ona doğru döndü: “Yat, sen de yat!” Yatmadı,
çocuklara daha fazla zarar gelmesin diye çömeldi. Babalar bazen dik durarak değil, eğilerek de korur.Ev altüst
edildi. Çekmeceler, kitaplar, defterler… Ve her yer ...