Ankara’nın sıradan bir sokağında yükselen dört katlı bir bina, sadece beton ve tuğladan ibaret olabilir mi?
1980’lerin sokak aralarından yükselen çocuk sesleri, bir bakkal önünde paylaşılan küçük mutluluklar, komşulukların sıcaklığı ve o dönemin yazısız kuralları... Bazen bir dairenin kapı eşiğinde, bazen de bir çocuk kalbinin sessizce kırıldığı o unutulmaz anlarda zaman adeta duruyor. Değişen dünyanın eşiğinde, samimiyetini kaybetmeyen bir mahallenin ve yavaş yavaş büyüyen bir ruhun dokuna ...