Bir ev düşünün. Temeli çatlamış. Duvarları suskun.
Saatleri birbirine düşman.
Agâh “Tek başına bir adamım,” diye haykırırken aslında en kalabalık yalnızlığın içindedir. Âsi susar.
Çocuklar kapı aralıklarında büyür. Ev, rakı kadehlerinin buğusunda yavaş yavaş erir. Ama mesele yalnızca bir adamın öfkesi değildir.
Mesele; Bir bakışın körlüğü, Aynada tanınmayan bir yüz, Çamurdan yapılan bir baba,
Yıkılmaması için temeli inatla bastırılan bir ev, Kaçıp gitmek iç ...