İnsan on yaşını biraz geçtiğinde sırtını ailesine döner, yüzünü dış kapının ardına çevirir. Evden henüz çıkmıştır veya eşikte telaşla ayakkabılarını giyiyordur. Çocukluğundan koşar adım uzaklaşmak ister. Otuz beşini aştığında ise ayakları onu usulca evine geri getirir. Az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiştir. Fakat vardığı yer, sırtını döndüğü evi olur. Artık “arpanın boyu”nu hesap etme vakti gelmiştir.
Bu kitap, evden henüz çıkan bir ergen ile artık eve dönen bir yetişkinin karş ...