Bir insanın kendi köklerini arayışı, aslında tüm insanlığın hafızasına uzanır.
Umay, annesinin vasiyetini yerine getirmek için çıktığı yolda sadece kayıp bir aşkı değil, geçmişin susturulmuş seslerini de bulur.
Her sayfa, kişisel bir hikâyeden evrensel bir yaraya dönüşür: Sevginin ve nefretin, iyiliğin ve kötülüğün, unutuşun ve hatırlamanın ince dengesi.
1950’lerin karanlığında gizli kalmış bir aşk…
Bugünün yalnızlığında kaybolan bir kadın…
...