Anadolu'da bir köye, bir kasabaya ya da bir ören yerine gittiğinizde ?o yerin' bir öyküsü olduğunu kapısından girerken anlamaya ve sonra kulak kabartmaya başlarsınız.
Ağaç dallarının kıpırtısından, esen ılık rüzgarından, güneşin yakan sıcaklığından ya da bin birmotifle bezenmiş taşlarından..
O güzel sokaklarında yolculuk yapıp, o güzel öyküyü dinlediktensonra veda vakti geldiğinde ise kendi öykünüzü yazmaya başlarsınız.
Afrodisias'a sevdalı bir arkeolog olan Umu ...