Felsefe tarihi, gerçekte insan(ın) arayış(ı) tarihidir. Arayan varlık, sonuçta
bulduğu “her ne ise o” olana göre konumlandırır kendini. Bu bir madde ise insan,
kendisini bir madde; bir ide ise kendisini bir ide olarak tasarımlar. Dolayısıyla
arayışın kaynağı da hedefi de yine kendisidir. Tıpkı düşüncenin kendi üzerine
katlanması gibi insan da kendi üzerine katlanır. Öte yandan tıpkı düşüncenin,
kendini kendine tamamıyla nesne yapamaması gibi insan da kendisini kendisine< ...