Edebiyat, çoğu zaman hayattan kopuk bir estetik alan gibi algılansa da, gerçekte yaşamın en yoğun, en kırılgan ve en saklı katmanlarını taşır. Bu nedenle edebiyat metinleri, yalnızca yazıldıkları dönemi değil, insanın değişmeyen varoluş sorularını da içinde barındırır. Edebiyattan Yaşama, tam da bu geçiş alanında duruyor: metinden hayata, kurmacadan deneyime, estetikten etik olana uzanan bir düşünme hattı kuruyor.
Bu kitapta bir araya gelen yazılar, edebiyatı tek bir disiplinin dar sınırlar ...