04:17'de Pazarcık'ta başlayan büyük yıkım, 13:24'te Elbistan'daki ikinci depremle derinleşti.
Bu iki sarsıntı yalnız binaları yerle bir etmedi; umutları, sevinçleri ve hayalleri de enkazın altına gömdü. Ama o karanlığın içinden yükselen sesler vardı.
Çığlıkların arasında dua edenlerin sesi, enkaz başında bekleyenlerin sesi,
bir lokmayı paylaşanların sesi,
hayatı yeniden kurmak için ayağa kalkanların sesi...
Bu roman, yıkımın değil, direnişin; kaybın değil, umudun; ayrılığın değil,