İnsan, gürültünün en çok olduğu yerde sessizliği; karanlığın en koyu olduğu yerde ışığı arayan bir yolcudur. Elinizdeki bu eser, modern çağın ‘yağlı hoşaf’ tadındaki yüzeyselliğine ve ‘nadanlığın’ zihnimizi esir alan o radyoaktif gürültüsüne karşı bir duruştur. Yazar, yaşamın koşturmacası içinde savrulan bizlere, ‘kaşıktaki yağı’ dökmeden, yani hakikatten ödün vermeden bu sarayı nasıl gezeceğimizin inceliklerini fısıldıyor.
Tarihin tozlu sayfalarındaki Köse Vezir’in semender misali sükûneti ...