Bir çocuk, daha dünyaya bakmayı öğrenmeden olan biteni görmeye başlarsa ne olur?
Elif, Maraş’ın bir dağ köyünde büyürken gözleriyle değil, gönlüyle gören bir çocuktur.
Kuşlar, rüzgâr, taşlar ve toprak onunla konuşur; henüz yaşanmamış olanlar, kalbine önceden düşer. Ama herkes böyle bir bilgiyi taşımaya hazır değildir. Yıllar geçer... Elif yaşlanır, gözleri karanlığa gömülür. Fakat karanlık arttıkça, hakikat daha da belirginleşir
1978’e gelinirken Elif Ana, yaklaşan felaketi ...