Hayat, doğrusal bir yol değil, ruhun sürekli sınandığı görünmez gerilimlerin bir aşamasıdır. Biz tam olarak bu zıtlıklar arasındaki boşlukta varız: kör edici ışık ve saran gölge, zenginliğin ihtişamı ve yoksunluğun sessizliği, adaletin ateşi ve kayıtsızlığın boşluğu
arasında. Burada tesadüfen bulunmuyoruz; sınanmak için buradayız.
Her şafak, bize zıtlıkların bir ziyafetini sunar: ya yücelten ya da yok eden güç yada sertleştiren acı. Bir insanın gerçek doğası, çatışmanın yokluğunda deği ...