Bu kitap bir yol hikâyesi gibi görünüyorsa, doğrudur.
Ama asıl yol, şehirlerden değil; insanın içinden geçer.
Ömer’in yürüdüğü yollar, aslında herkesin bir ömür boyunca kimi zaman fark ederek, kimi zaman fark etmeden yürüdüğü yollardır. Bursa’daki sessizlik, Bosna’daki yara, Şam’daki edep, Mekke’deki çözülüş ve Medine’deki sükûn… Bunların hiçbiri yalnızca birer şehir hatırası değildir. Her biri, insanın içindeki bir durak, bir hâl, bir imtihandır.
Ömer kusursuz değildir.
...