Alevilik, yüzyıllar boyunca çoğu zaman folklor, inanç ya da heterodoks bir mezhep olarak tanımlandı. Bu tanımlar, onun derin düşünsel yapısını görünmez kıldı.
Oysa Alevilik, yalnızca ritüellerden, sözlü kültür unsurlarından ya da tarihsel kimlik tartışmalarından ibaret değildir.
Bu kitap, Aleviliği ilk kez sistematik biçimde bir düşünce geleneği olarak ele alıyor. Onu “mistik folklor” alanından çıkararak, düşünce tarihinin edilgen bir nesnesi değil, kurucu bir öznesi olarak ...