Tohuma durmuş bir başak kopardılar. Bir başaktı sadece. Oysa hayata ekilen umutlardı,
kopardılar sessizce. Satranç tahtası ortada duruyordu. Taşlar yerli yerindeydi. Şahlar, piyonlar, vezirler, Ademoğlu
Ademler, herkes onları görüyorlardı.
Bir mektup düştü gecenin sessizliğine. "Gördünüz mü?" dedi, Yeva. Gerçekten de gördünüz mü?
Acıdan kalan yanları dökülmüştü, yakası açık, gerdanı apaktı. Başakların solmuş tanelerinden bir
hüzün yayıldı her tarafa. Görmek imkânsızdı, k ...