Bir zamanlar adı sanı tüm şehre yayılmış olan usta dedem, bundan iki yıl önce – ben altıncı sınıftayken – vefat etmişti. Babaannem bana ne zaman kızsa hep dedemi anardı: “Hepsi o rahmetli dedenin yüzünden! Arkanda dura dura seni iyice şımarttı, şimdi cefasını biz çekiyoruz!” der dururdu işte. Hâlbuki dünyada dedemden iyi insan yoktu. Hele o atölyesi... Amma da çok alet edevat vardı! İstediğimi alır oynardım. “Baban rende tutmayı bilmez, bu işe hiç ilgi de duymadı; bari sen öğren!” derdi dedem. B ...