İstanbul’un derinliklerinde kaybolan bir gençlik, ruhun mahkemesinde yargılanan bir vicdan. Mehmet Sinan Tuncer, geçmişin sızılarını taşıyan eski sokaklardan, gönlün dağlar kadar günahına uzanan çetrefilli bir yolculuğa davet ediyor bizi. Bu eserde; yalan dünyanın aldatıcı ışıltıları, hasretin kavurucu yalnızlığı ve annenin duaları iç içe. Fakat tüm bu keşmekeşin ortasında, nefs ile aklın kavgasında, karanlık tünelin ucunda parlayan tek bir umut var: Mevsimlere meydan okuyan Esma Gülleri ve uğru ...