Kalemimle çok insan yazdım, çok tabiat anlattım. Hiçbiri kalemimdeki siyahtan öteye gitmedi; şimdi ise sözler ruha bırakıldı. Mana, gökkuşağının renkleri gibi, mutluluğu sonsuzluğa yazarken kendini bulmaya çalıştı. Eskimiş, tozlanmış ruhumdan hissettiklerimi mısralara dökerken, kalemim ilk gözyaşlarını beyaz kâğıda döktü; senin beyazından çaldı… Sende anlam bulan ne varsa, kitaplara, hikâyelere, şiirlere, hayata sığdıramadı…
Uçsuz bucaksız olsam, sen olsam, seninle yaşasam hiç bitmeyecekmiş ...