Herkesin birbirine benzemeye zorlandığı, ekranların durmaksızın pürüzsüz bir kusursuzluk fısıldadığı dinamik bir dijital çağda yaşıyoruz. Modern dünyadaki bu yoğun görsel akış, aslında en çok da genç kuşakların omuzlarına benzeri görülmemiş bir estetik baskı ve varoluşsal yük bindiriyor. Bizi biz yapan o eşsiz genetik detaylar birer "hata kodu" gibi sunulurken, bedenlerimiz de adeta sezonluk birer tüketim nesnesine indirgenmek isteniyor. Oysa insanın en temel ve doğal hakkı, kendi özgün beden sı ...