Morlak bir insan değildi.
O, karanlığın içinden doğmuş bir gölgeydi.
Bedeni tam seçilemezdi...
Baktıkça şekli değişir, göz ucuyla görüldüğünde daha belirginleşirdi.
Yüzü yoktu... Ama baktığını hissederdin; Gözlerinin olması gereken yerde iki derin boşluk vardı ve o boşluklardan insanın içine işleyen soğuk bir ürperti yayılırdı.
O kapı çalmazdı aslında, insanın vicdanına vururdu.
En çok da geceleri gelirdi.
Sessizlik çöktüğünde, herkes uyuduğunu sandığında ...