Aramalar hemen başlayabilirdi, o nedenle bir an önce gitmeliydi. Nereden gittiğinin, nereye gideceğinin bir önemi kalmamıştı artık onun için, çünkü ömrü boyunca tek yaptığı buydu. Gitmek. Hiçbir zaman taşıyamayacağı kadar varlık edinmemiş, gözden çıkaramayacağı bir şeye bağlanmamıştı. Henüz tayken alıp büyüttüğü, gözü gibi koruyup kolladığı, hatta kimi zaman kardeşi olarak kabul ettiği doru atını bile arkasına bakmadan Süleyman Ağa’nın evinin önünde bırakıp gidebilmişti. Kardeşlerini, anasını, a ...